Suslar kaç vuruş ?

Baris

New member
[color=]Suslar Kaç Vuruş? Bir Aşkın En Güzel Ritim Hali

Bazen bir kelime, bazen bir bakış, bazen de bir suskunluk tüm cümlelerden daha fazlasını anlatır. Bir ilişkinin kalp atışlarını duymak, bir melodinin notalarını dinlemek gibidir. Peki, bir suskunluğun kaç vuruş olduğunu hiç düşündünüz mü? Duygularımızın, iletişimimizin ve birbirimizi anlamanın ritmini keşfetmeye ne dersiniz? Birbirimize duyduğumuz sevgi ve saygı ne kadar güçlü olursa, suskunluklar bile o kadar derin bir anlam taşır.

Suskunluk, bazen her şeyi anlatır, bazen de hiçbir şey söylemez. İşte tam da burada, suskunluğun ritmi devreye giriyor. Erkeklerin ve kadınların bu ritmi nasıl hissettikleri, anlamlandırdıkları ve birbirlerine nasıl yansıttıkları ise oldukça eğlenceli bir konu!

[color=]Erkekler: Strateji, Hesap ve Kafada Çalışan Vuruşlar

Erkekler ve suskunluklar arasında hep stratejik bir ilişki olmuştur. Özellikle duygusal durumları ifade etmekte bazen kelimeler yerine sessizliği tercih ederler. Bu suskunluk, aslında bir anlam taşıyan bir tür hesap yapmadır. “Bunu söylemek bana zarar verir mi?”, “Yanlış anlaşılır mıyım?” gibi sorular, erkeklerin kafasında dönüp durur. Yani bir nevi suskunluk, strateji oyunlarıyla şekillenir.

Daha önce yaşanan bir tartışmada, erkeğin bir süre sustuğunu ve ardından "Ne demek istediğini biliyorum ama şimdi söylemek istemiyorum" dediğini duydum. Bu bir tür stratejik vuruştu. Çünkü suskunluk, bazen gücü elinde tutmanın bir yoludur. Fakat bu, tüm erkeklerin deneyimi değildir. Çoğu zaman suskunluk, kafa karışıklığından veya duygusal karmaşadan kaynaklanır. Çünkü bazen, bir erkeğin susması, çözüm odaklı yaklaşımının bir parçasıdır: "Bu konuda daha fazla konuşarak bir şey kazanmayacağım."

Örneğin, klasik bir erkek stratejisi olarak, bir konuda sessiz kalmak, bir "bekleyip görme" yaklaşımının bir sonucu olabilir. Bu da suskunluğun zaman içinde vuruş yaparak, sorunu kendi çözme yollarını belirlemeleri için kullanılan bir teknik haline gelir.

[color=]Kadınlar: Empati ve İlişki Odaklı Suskunluklar

Kadınlar ve suskunluk arasında ise genellikle daha empatik ve ilişki odaklı bir bağ vardır. Bir kadın, çok daha fazla duygusal derinliğe ve içsel anlam arayışına sahip olabilir. Kadınların suskunlukları, yalnızca dışarıya gösterdikleri bir "sessizlik" değil, aynı zamanda bir iç hesaplaşma, bir başkasıyla olan bağlantıyı anlamlandırma çabasıdır. Bu, ilişkilerde daha çok karşılıklı anlayış arayışını yansıtan bir vuruştur.

Bir kadının susması, "Beni anlıyor musun?", "Bu durumu birlikte atlatabilir miyiz?" gibi soruların cevabını aradığı bir an olabilir. Kendi duygusal dünyasına daha fazla odaklanır, karşındakini anlama çabası içerisindedir. Suskunluk, bazen konuşmanın yetersiz kaldığı ve duyguların ancak gözlerde ya da sessiz bir anla ifade edilebileceği bir dönemin başlangıcıdır.

Ancak bu suskunluklar, tamamen pasif değil, çok derin bir etkileşim yaratma çabasıyla ilgilidir. “Ne söylemek istediğini bilmesem de senin duygularını hissediyorum,” diyen bir kadın, aslında duygusal zekasının gücünü suskunlukla ifade eder.

[color=]Birlikte Atılacak Adımlar: Suskunluğun Ortasında Kaybolan Sözler

Suskunluk, bazen iki insan arasında bir boşluk yaratabilir. Fakat bu boşluk, bazen ihtiyacımız olan tüm kelimelere yer bırakmayan bir alan olabilir. Suskunluk, yalnızca bir sessizlik değil, duyguların dansıdır. Erkeklerin çözüm odaklı, kadınların ise ilişki odaklı yaklaşımları, bir ilişkide bu boşluğu nasıl doldurduğumuzu belirler.

Mesela, bir tartışma sonrası erkeğin "Bunu daha sonra konuşalım" diyerek çekilmesi, bir strateji olabilir. O an için çözüm bulmak istemiyor olabilir. Kadın ise tam tersi, "Bunu hemen konuşmalıyız, çünkü sessiz kaldıkça içimde daha fazla şey birikiyor" diyerek, ilişkiyi iyileştirme arzusuyla konuşmak isteyebilir. Bu farklı bakış açıları, birbirlerini anlamak adına büyük bir fırsat olabilir. Belki de, en önemli nokta, bu suskunlukların birer iletişim biçimi olduğunu fark etmektir.

[color=]Sonuç: Suskunlukta Kaybolan Anlamları Bulmak

Sonuç olarak, suskunluk hem bir eksiklik hem de bir anlam taşıyan bir durumdur. Herkesin suskunluğa yaklaşımı farklıdır. Erkekler ve kadınlar, suskunlukları bazen güç kazanma, bazen empatik bir anlayış arayışıyla kullanırlar. Bu, genellemelere girmeden, her bireyin suskunluğu farklı biçimlerde deneyimlemesiyle şekillenen çok katmanlı bir meseledir.

Suskunluk bazen en derin anlamları taşır, bazen ise tüm sözlerden daha güçlüdür. Belki de ilişkilerde en önemli şey, o suskunluğun tam anlamıyla ne olduğunu anlamak ve her suskunluğun kendine has bir vuruş olduğunu kabul etmektir.

[color=]Tartışmaya Açık Sorular:

1. Bir tartışma sırasında, karşı tarafın susması size ne anlatıyor? Suskunluğu nasıl anlamlandırıyorsunuz?

2. Erkekler ve kadınlar arasındaki suskunluk farklılıkları, ilişkilerdeki iletişim biçimlerini nasıl etkiliyor?

3. Suskunlukları çözüm arayışının bir parçası olarak mı görüyorsunuz yoksa bir duygusal mesafe olarak mı?

Haydi, bu suskunluk meselesini biraz daha derinlemesine tartışalım!